Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 740

a. Kural

3. Bitkiler

a. Kural

Madde 740 - Komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.

Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyvaları toplama hakkına sahip olur.

Komşu ormanlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 14. HD, T: 07.04.2008, E: 2008/3859, K: 2008/4695:

“... Türk Medeni Kanununun “Bitkiler” başlıklı 740. maddesi uyarınca başkasının mülküne geçerek zarar veren dal ve köklerin zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebilmesi olanaklıdır. Bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanılmasına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığı ile de giderilmesini isteyebilir. Fakat hemen belirtilmelidir ki, buradaki önemli unsur komşunun zarar görmesidir. Bu zarar davacının iddia ettiği gibi kavak ağacının küflenmesi sonucu pislik meydana getirme şeklinde gerçekleşebileceği gibi gölge yaparak, ya da köklerin kavak ağacına geçmesi nedeniyle de meydana gelmiş olabilir. Zararın varlığının saptanması ise, HUMK.nun 275. maddesi uyarınca özel ve teknik bilgiyi gerektirir. Kuşkusuz bu konuda uzman inşaat mühendisi bilirkişi değil, ziraatçi bilirkişidir. Mahkemenin inşaat mühendisi bilirkişi raporu ile yetinilerek davacının isteminin eksik inceleme ve araştırma sonucu reddedilmesi de doğru olmamıştır. ...”

2-) Y. 14. HD, T: 03.03.2008, E: 2008/1117, K: 2008/2627:

“… Davacı, davalı köy tüzel kişiliğine ait 7 parsel sayılı taşınmazın sınırına dikilen ağaçların 6 parsel sayılı taşınmazına gölge yaptığını ve sulanması halinde sızan suların evine zarar vereceğini ileri sürerek ağaçların sökülmek suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne ağaçların sökülerek sınıra en az beş metre mesafeye dikilmesine karar verilmiştir.

Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medenî Kanunun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.

Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.

Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı(nın) taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerin geçmesi nedeniyle, davacı(nın) taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden ya da dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.

Somut olayda: Davalı taşınmazın(ın) davacı taşınmazı tarafındaki sınırına iki yıl önce 90 - 100 santim mesafede 7 adet çam 2 adet iğde ağacı dikildiği, keşifte oy ve görüşüne başvurulan ziraat ve inşaat bilirkişileri somut zararın olmadığını ağaçların sulanması nedeniyle ileride sızan sudan davacının evinin zarar göreceğini bildirmişlerdir.

Az yukarıda da açıklandığı gibi, somut zarar bulunmadan muhtemel zarar nedeniyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenemez. Somut ve gerçekleşmiş bir zarar söz konusu olmalıdır. Olayda davalı tarafından dikilen ağaçlar nedeniyle gerçekleşmiş bir somut zararın bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

3- Ağaç dal ve köklerinin başkasının mülküne geçmesi

a) Kaide

Madde 664

Bir ağacın dalları ve kökleri komşunun mülküne geçip te zarar verdiği ve komşunun talebi üzerine münasip bir müddet içinde ağaç sahibi bunları kaldırmadığı takdirde komşunun o dal ve kökleri kesip enkazını zaptetmeğe salâhiyeti vardır.

Ağaç dallarının kendi ebniye ve ekinleri üzerine geçmesine müsamaha eden kimsenin işbu dallarda yetişen meyveleri temellüke hakkı vardır.

Bu hükümler, komşu ormanlar hakkında cereyan etmez.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 664 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığı İsviçre aslı olan 687 nci maddede olduğu gibi “Bitkiler” seklinde değiştirilmiştir.

Madde kenar başlığı ile birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

3. Pflanzen

a. Regel

Art. 687

1 Überragende Äste und eindringende Wurzeln kann der Nachbar, wenn sie sein Eigentum schädigen und auf seine Beschwerde hin nicht binnen angemessener Frist beseitigt werden, kappen und für sich behalten.

2 Duldet ein Grundeigentümer das Überragen von Ästen auf bebauten oder überbauten Boden, so hat er ein Recht auf die an ihnen wachsenden Früchte (Anries).

3 Auf Waldgrundstücke, die aneinander grenzen, finden diese Vorschriften keine Anwendung.

2-) CCS:

3. Plantes

a. Règle

Art. 687

1 Tout propriétaire a le droit de couper et de garder les branches et racines qui avancent sur son fonds, si elles lui portent préjudice et si, après réclamation, le voisin ne les enlève pas dans un délai convenable.

2 Le propriétaire qui laisse des branches d’arbres avancer sur ses bâtiments ou ses cultures a droit aux fruits de ces branches.

3 Ces règles ne s’appliquent pas aux forêts limitrophes.

 

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.