Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 589

A. Genel olarak

İkinci Bölüm 1

Mirasın Geçmesinin Sonuçları

Birinci Ayırım 2

Koruma Önlemleri

 

 

A. Genel olarak

Madde 589 - Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.

Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.

Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır.

Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

I-) Yargı Kararları:

1-) AYM, T: 14.01.2015, E: 2014/114, K: 2015/9:

“… Ölenin üzerinden çıkan eşyanın yapılan otopsi sonrasında mirasçılarına teslimi amacıyla açılan tereke davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur. … Başvuru kararında, itiraz konusu kural gereğince, maddi ya da manevi kıymeti bulunmayan tereke eşyasının dahi ölenin mirasçılarına teslim edilmesinin, özellikle elim bir şekilde hayatını kaybeden kişilerin yakınlarında telafisi imkânsız sıkıntı ve acılara sebep olduğu ve insanlık onurunu kırıcı muamele niteliği taşıdığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2., 5., 17. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. … Tereke, kişinin öldükten sonra geriye bıraktığı taşınır ve taşınmaz mallarının, hak ve alacaklarının, borç ve yükümlülüklerinin tamamının oluşturduğu malvarlığını ifade eder. … Terekeye dâhil olan eşyanın ölenin mirasçıları açısından maddi ya da manevi değer taşıyıp taşımaması ya da onlarda acı ve elem meydana getirip getirmemesi, kişiden kişiye değişebilecek sübjektif hususlar olduğundan, kanun koyucunun terekenin tespiti ve koruma altına alınmasıyla ilgili düzenleme yaparken, mirasçılara teslim edilmesi gereken ve gerekmeyen tereke eşyasını belirleme gibi bir yükümlülüğünün bulunduğundan söz edilemez. … Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. …”

2-) Y. 2. HD, T: 15.12.2010, E: 2009/18886, K: 2010/21144:

“… Türk Medeni Kanunu’nun 589. maddesi, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem … üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alacağını, gerekli giderlerin ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden, önlem alınmasına hâkimin kendiliğinden karar verildiği hallerde ise devlet tarafından karşılanacağını, mirasbırakanın yerleşim yerinden başka bir yerde ölmesi halinde de o yerin sulh hâkiminin, ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bilidirip, miras bırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu hükme bağlamıştır. Bu tedbirlerin terekede bulunan mal ve hakların yazımı, mühürlenmesi, resmen yönetilmesi, vasiyetnamenin açılması gibi işlemler olduğu da madde de açıklanmıştır (TMK. md. 589/2). Terekenin tedbiren tespiti talebi bir süreye tabi olmadan her zaman istenebilir. …”

Not: Bu yönde bkz. Y. 2. HD, T: 07.02.2005, E: 2004/15828, K: 2005/1411.

3-) Y. 2. HD, T: 31.01.2005, E: 2004/15392, K: 2005/1062:

“… Dava Türk Medenî Kanunu’nun 589. maddesine dayalı terekenin korunmasına ilişkindir. Karar kesin nitelikte olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. …”

4-) Y. 20. HD, T: 21.10.2003, E: 2003/2603, K: 2003/7385:

“… Medenî Yasa’nın 589. maddesine göre terekeye ilişkin işlemlerde ölenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Semiha Şakir Huzurevinde ölen Döne’nin adresi tesbit edilemediğine, huzurevinin son ikametgâh sayılamayacağına ve ölenin Fatih Abdiçelebi Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğuna göre, davaya bakma yetkisi Fatih Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. …”

5-) Y. 2. HD, T: 11.10.2002, E: 2002/10733, K: 2002/11829:

“… Davacı; babası İhsan Berzeg’in 1995’te Ankara’da öldüğünü, murisin Ankara Vakıflar Bankasının Maltepe Şubesinde kasası olduğunu, açılıp içindeki eşya ve paranın tesbitini ve gerekli önlemlerin alınmasını istemiş, mahkemece murisin yerleşim yerinin Samsun olduğu belirtilerek dilekçenin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.

Medenî Kanun’un … 589. maddesi; miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemeleri alacağını, gerekli giderlerin ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden, önlem alınmasına hâkimin kendiliğinden karar verdiği hallerde devlet tarafından karşılanacağını, miras bırakanın yerleşim yerinden başka bir yerde ölmesi halinde ise, o yerin sulh hâkiminin, ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirip, miras bırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu hükme bağlamıştır. Bu tedbirlerin terekede bulunan mal ve hakların yazımı, mühürlenmesi, resen yönetilmesi, vasiyetnamenin açılması gibi işlemler olduğu da maddede açıklanmıştır. (MK.m.589/2)

Sözü edilen madde 743 sayılı Medenî Kanun’un 531. maddesinden farklı kaleme alınmış ve alınacak tedbirler konusunda daha somut hükümler getirmiştir.

Terekenin tamamı yahut belli bir bölümü için alınacak tedbirler bakımından yetki söz konusu değildir. Malların bulunduğu yerdeki sulh hâkimi de gereken önlemleri almak zorundadır. Önlemler alındıktan sonra yapılan işlemler gecikmeksizin miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimine bildirilecektir.

Önlem (tedbir) alma isteğinin yetki yahut başka bir sebeple reddedilmesi tereke mallarının kaybına sebep olabileceği gibi hak sahiplerine intikal etmemesi sonucunu da doğurur. Her ne kadar Medenî Kanun’un 589. maddesi ile ilgili kararların kesin olduğu dairemizce açıklanmış ise de (2. H. D. 17.02.1999 gün ve 13769/1173, 06.06.2002 gün 6574/7631 sayılı kararları) bu kararlar tedbirlerin alınmasına ilişkin olup, yetki veya başka bir sebeple reddini içermemektedir. Bu itibarla da kesin olduğu kabul edilemez.

Gerçekleşen bu durum karşısında Medenî Kanunun 589. maddesi çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması gerekirken yazılı şekilde dilekçenin yetki yönünden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

A UMUMİ TEDBİRLER

Madde 531

Müteveffanın son ikametgâhı sulh hâkimi, terekenin muhafazası ve hak sahiplerine vüsulünü temin için lâzımgelen tedbirleri doğrudan doğruya yapmağa mecburdur. Bu tedbirler bilhassa kanunda muayyen hallerde terekeyi mühürlemek, deftere geçirmek, doğrudan doğruya idare ve vasiyetnameleri açmak gibi şeylerdir.

Müteveffa ikametgâhının gayrı bir mahalde vefat ederse bu mahal sulh hâkimi, müteveffanın ikametgâhı sulh hâkimine keyfiyeti haber vermekle beraber kendi dairesindeki malların muhafazası için lâzımgelen tedbiri yapar.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 531 inci maddesini karşılamaktadır.

Ayırım başlığı “İhtiyatî Tedbirler” yerine İsviçre Medenî Kanununun 551 inci maddesine uygun olarak “Koruma Önlemleri” şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrası İsviçre aslına uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiş, ayrıca maddeye üçüncü fıkradan önce gelmek üzere yeni bir fıkra eklenerek, toplam dört fıkraya dönüştürülmüştür. Eklenen yeni üçüncü fıkra ile koruma önlemleriyle ilgili giderlerin, ileride terekeden alınmak koşuluyla, istemde bulunan kişiden; hâkimin re’sen önleme karar vermesi hâlinde ise Devlet tarafından karşılanması kabul edilmiştir. Yapılacak giderlerin doğuracağı isteksizlik ve çekingenlik göz önünde tutulursa, bu fıkra sayesinde, terekeye ilişkin bu tür tedbirlerin alınmasının kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

Maddenin son fıkrasında, yürürlükteki metinden farklı olarak, mirasbırakanın yerleşim yerinden başka yerde ölmesi hâlinde, o yerin sulh hâkiminin gerekli koruma önlemlerini aldıktan sonra dosyayı, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh mahkemesine göndermesi kabul edilmiştir. Yürürlükteki metinde bu konu düzenlenmemiş olduğundan bu hususa açıklık getirilme gereği duyulmuştur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Sechzehnter Titel: Die Wirkung des Erbganges

Erster Abschnitt: Die Sicherungsmassregeln

A. Im allgemeinen

Art. 551

1 Die zuständige Behörde am letzten Wohnsitze des Erblassers hat von Amtes wegen die zur Sicherung des Erbganges nötigen Massregeln zu treffen.

2 Solche Massregeln sind insbesondere in den vom Gesetze vorgesehenen Fällen die Siegelung der Erbschaft, die Aufnahme des Inventars, die Anordnung der Erbschaftsverwaltung und die Eröffnung der letztwilligen Verfügungen.

3 Ist ein Erblasser nicht an seinem Wohnsitze gestorben, so macht die Behörde des Sterbeortes derjenigen des Wohnortes hievon Mitteilung und trifft die nötigen Massregeln zur Sicherung der Vermögenswerte, die der Erblasser am Orte des Todes hinterlassen hat.

2-) CCS:

Titre seizième: Des effets de la dévolution

Chapitre premier: Des mesures de sûreté

A. En général

Art. 551

1 L’autorité compétente du dernier domicile du défunt est tenue de prendre d’office les mesures nécessaires pour assurer la dévolution de l’hérédité.

2 Ces mesures sont notamment, dans les cas prévus par la loi, l’apposition des scellés, l’inventaire, l’administration d’office et l’ouverture des testaments.

3 Si le défunt est décédé hors de son domicile, l’autorité du lieu du décès communique le fait à celle du domicile et prend les mesures nécessaires pour assurer la conservation des biens qui se trouvent dans son ressort.

 

Not: İsviçre Medenî Kanunu’nun 551. maddesinin 1. fıkrası 24.03.2000 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2001 itibariyle değiştirilmiş; 3. fıkrası ise aynı düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmıştır.

V-) Yararlanılabilecek Monografiler:

Zekeriya Kurşat; Terekenin Korunması Önlemleri, İstanbul, 2010.

 


 

1   İkinci Bölüm Türk Kanunu Medenîsi’nde “On Altıncı Bap / Mirasın Hükümleri” şeklinde idi.

2   Birinci Ayırım Türk Kanunu Medenîsi’nde “Birinci Fasıl / İhtiyati Tedbirler” şeklinde idi.

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.