Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 471

B. Hükümlülerde

B. Hükümlülerde

Madde 471 - Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 31.05.2005, E: 2005/5846, K: 2005/8442:

“… Hükümlü Rahmi’nin 30.05.2004 tarihinde, koşullu salıverme hükümlerinden yararlanarak cezaevinden tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Hapis halinin sona ermesiyle vesayet kendiliğinden sona erer. (TMK. 471. mad. )Bu bakımdan davanın devamı sırasında vesayeti gerektiren sebep ortadan kalktığına göre, dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, cezaevinden çıkmış kişi hakkında hükümlülük sebebiyle vasi tayini karar(ı) verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. …”

Not: Bu yönde bkz. Y. 2. HD, T: 28.12.2006, E: 2006/10102, K: 2006/18601; Y. 2. HD, T: 18.08.2005, E: 2005/11303, K: 2005/11474.

2-) Y. 2. HD, T:18.03.2003, E: 2003/1275, K: 2003/3776:

“… Davalı 29.4.2002 de ceza evinden tahliye edilmiş, bu tarihte vesayetten kurtulmuştur. Karar 30.12.2002 de asile tebliği edilmiş, davalı hükmü temyiz etmemiştir. (MK.m.471) Vesayet sona erdiğine göre vasinin hükmü temyiz etmesi sonuç doğurmaz. Açıklanan sebeple de temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

B MAHKÛMLAR HAKKINDA

Madde 415

Hürriyeti salip bir cezaya mahkûm olan kimse üzerindeki vesayet, hapsin hitamiyle nihayet bulur. Muvakkaten veya bir şart ile serbest bırakılmış olan mahpus vesayet altında kalır.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 415 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesi çıkarılmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci cümlesini karşılayan, yeni düzenlemede, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet sebebine dayanan kısıtlılık hâlinin, kişinin hapis hâlinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.

Yürürlükteki 415 inci maddenin yeni düzenlemeye alınmayan ikinci cümlesi geçici veya şartlı olarak salıverilmenin vesayet hâlini ortadan kaldırmayacağını öngörmektedir. Bu hüküm iki açıdan isabetli değildir. Öncelikle, bir kişinin şartla olsa bile salıverilmesine rağmen, kısıtlılık hâlinin devam ettiğini ve dolayısıyla fiil ehliyetinin tam olmadığını kabul etmek bir çelişkidir. Kişi salıverildiği yani özgür kılındığı hâlde, vesayet hâlinin devam ettiğini kabul etmek özgürlüğü bir başka açıdan kısıtlamaktır.

Kişi salıverildiği hâlde vesayet hâlinin hâlâ devam ettiği kabul edilecek olursa, bundan haberdar olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler bu hüküm dolayısıyla mağdur olabileceklerdir. Şartla salıverilmesine rağmen, bunu gizleyerek iyiniyetli üçüncü kişilerle hukukî işlem yapan kişinin, bu işlemi kendi yararına görmediği durumunda “kısıtlılık hâlinin devam ettiği” iddiasıyla hukukî işlemin ehliyetsizlik nedeniyle iptalini istemesi haksız sonuçlar doğurabilecektir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

B. Bei Verurteilten

Art. 432

1 Die Vormundschaft über eine zu Freiheitsstrafe verurteilte Person hört auf mit der Beendigung der Haft.

2 Die zeitweilige oder bedingte Entlassung hebt die Vormundschaft nicht auf.

2-) CCS:

B. Tutelle des condamnés

Art. 432

1 La tutelle de l’individu condamné à une peine privative de la liberté prend fin en même temps que la détention.

2 Le détenu libéré temporairement ou conditionnellement reste sous tutelle.

 

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 471. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun 432. maddesinin 1. fıkrasına tekabül etmektedir. Kaynak hükmün 2. fıkrası bize alınmamıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İsviçre Medenî Kanunu’nun 432. maddesi 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle değişikliğe uğramıştır.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.