Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 30

a. Genel olarak

2. İspat araçları

a. Genel olarak

Madde 30 - Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.

Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 7. HD, T: 30.09.2010, E: 2010/2764, K: 2010/5404

:

“… Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmüne; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. madde hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; davacılar, H. A. oğlu M.’in bekar ve çocuksuz olarak seferberlik yıllarında öldüğünü, bekar ve çocuksuz olarak ölmesi nedeniyle geride kardeşlerinin kaldığını ve mirasının kardeşlerine gitmesi gerektiğini, oysa davalılar tarafından alınan Batman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/59 E.-2009/63 K. sayılı mirasçılık belgesinde davalıların mirasçı gösterildiğini belirterek iptalini istemişlerdir. Mahkemece; davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiştir.

Davacıların mirasçılık belgesinin iptalini isteyebilmesi için miras bırakan ile kendileri arasındaki irs bağını ve kendilerinin mirasçı olduklarını duraksamaya yer vermeyecek biçimde kanıtlamaları zorunludur. Miras bırakanın nüfusta kaydının bulunmaması nedeniyle her türlü delille bu durumun ispat edilmesi mümkündür.

Dinlenen tanık beyanlarından H. A. oğlu M.’in bekar ya da çocuklu öldüğü hususunda bilgi elde edilememiştir.

Öte yandan ölüm tarihi itibarıyle dinlenen tanıkların bu hususu bilmeleri de düşünülemez.

Ne var ki, dosyada bulunan 1953 tarihli tapulama tutanaklarında H. A. oğlu M.’in mirasçılarından söz edilmektedir.

Hal böyle olunca somut olayda tapu kayıtlarının incelenmesi zorunludur. Mahkemece 1953 tarihli tapu kayıtlarının dayanağını teşkil eden Haziran 290 tarihli tapu kaydı, tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Genel Müdürlüğü veya Batman Tapu Müdürlüğünden istenerek incelenmeli, gerekirse konusunda uzman olan bilirkişiden rapor alınmalı, dosya içeriğindeki deliller birlikte incelenerek davacıların davalarını ispat edip etmedikleri duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir. …”

2-) Y. 2. HD, T: 05.10.2007, E: 2006/18021, K: 2007/13364:

“… Davacının babası olduğu iddia edilen Mehmet Sait Ö.’in nüfusta kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak bu kişi adına 11.10.1966 tarihinde tapulamayla 394 parsele ait tapu kaydı oluşturulmuştur. Bu tapu kaydının müstenidatı olan tüm kayıtların getirilerek incelenmesi, davacının nüfusa tescilinin dayanağı belgenin celbedilmesi, davacının Hüseyin Ö.’in hanesine tescilinin neye istinad ettiğinin belirlenmesi ve tüm delillerle birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. …”

Not: Kararın diğer kısmı için bkz. madde 7.

3-) Y. 2. HD, T: 27.10.2005, E: 2005/12257, K: 2005/15017:

“… Davacılar vekilinin 13.05.2004 tarihinde davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkillerinin murisi Mahmut kızı Hamdune’nin 25.12.1963 tarihinde öldüğünün tespiti ile nüfus kaydına tesciline karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Ölümün tespiti davalarında, öldüğü iddia olunan kişinin tüm mirasçılarının davacı veya davalı olarak yer alması gerekir.

İncelenen dosyada, öldüğü ileri sürülen Hamdune’nin mirasçılarından Ayhan ve Aydın Sepetçi’ nin davaya dâhil edilmediği görülmektedir.

Mahkemece resen gözetilmesi gereken taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

2– Ahvali şahsiye beyyineleri

a) Umumiyet itibariyle

Madde 29

Doğum ve ölüm nüfus sicillindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicillinde kayıt bulunmaz veya mevcut kaydın doğru olmadığı tahakkuk ederse keyfiyet her hangi bir delil ile ispat olunabilir.

(3444 sayılı ve 04.05.1988 tarihli Kanunun 2. maddesiyle eklenen 2. fıkra) 1 Doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin asgarî sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır. Bu konuda açılacak davalarda cinsiyeti değiştirilen kişi evli ise, eşe de husumet yöneltilir ve aynı mahkeme, varsa ortak çocukların velâyetinin kime verileceğini de tayin eder; cinsiyet değişikliği kararının kesinleştiği tarihte, evlilik kendiliğinden son bulur.

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 30. maddesi, Türk Kanunu Medenîsi’nin 29. maddesinin 1. fıkrasına tekabül etmektedir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesini karşılamaktadır.

Maddenin “Ahvali şahsiye beyyineleri” şeklindeki konu başlığı kaynak Kanuna uygun olarak “İspat araçları” biçiminde düzeltilmiştir.

Maddenin birinci fıkrası sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında, 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu cinsiyet değişikliği sonunda nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılması öngörülmüş, bu düzeltmenin yapılabilmesi için kişinin cinsiyetini değiştirdikten sonra mahkemeye başvurarak düzeltim kararı alması hükme bağlanmıştır. Bu fıkra hükmünün kişisel durum sicilindeki düzeltmelerle ilgili 39 uncu maddeyi izleyen ayrı bir madde hâlinde düzenlenmesinin daha isabetli olacağı düşünülmüş ve 40 ıncı madde kaleme alınmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

2. Beweismittel

a. Im allgemeinen

Art. 33

1 Der Beweis für die Geburt oder den Tod einer Person wird mit den Zivilstandsurkunden geführt.

2 Fehlen solche oder sind die vorhandenen als unrichtig erwiesen, so kann der Beweis auf andere Weise erbracht werden.

2-) CCS:

2. Moyens de preuve

a. En général

Art. 33

1 Les actes de l’état civil font preuve de la naissance et de la mort.

2 A défaut d’actes de l’état civil ou lorsqu’il est établi que ceux qui existent sont inexacts, la preuve peut se faire par tous autres moyens.



1   RG. 12.05.1988; S: 19812.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.