Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 169

III. Geçici önlemler

III. Geçici önlemler

Madde 169 - Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 05.03.2008, E: 2008/2-231, K: 2008/235:

“… somut olayda boşanma davası açılmakla, ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan davalı kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanlış gerekçelerle talebin reddi usul ve yasaya aykırıdır …”

2-) YHGK, T: 19.04.2006, E: 2006/2-137, K: 2006/211:

“… Kocanın gelirinin az olması tedbir nafakası vermesine engel değildir. Kadın ev kadını olup, hiçbir geliri ve malı yoktur. Gelir azlığı ancak nafaka takdirinde dikkate alınabilir.

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin … geçimine … ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır. … O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. …”

3-) Y. 2. HD, T: 30.10.2008, E: 2008/15526, K: 2008/14287:

“… Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalının iki yıldır aynı evde bir başka erkekle fiilen evliymiş gibi beraber yaşadığı gerçekleşmiştir. Davalının barınma ihtiyacı ve iaşesi, birlikte yaşadığı şahıs tarafından karşılandığına göre Türk Medeni Kanununun 169. maddesi koşulları oluşmadığı gibi, yoksulluk nafakası şartları (TMK. 175) da oluşmamıştır. O halde, davalının tedbir ve yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. …”

4-) Y. 3. HD, T: 18.09.2008, E: 2008/10244, K: 2008/15023:

“… Davada, davalı kocanın başka bir kadınla karı-koca hayatı yaşadığı, eşine şiddet uyguladığı ileri sürülerek eş ve çocuklar için tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece eş için asgari ücretle çalışmaya başladığı tarihe kadar geçerli olmak üzere 150 YTL, çocuklar için 110’ ar YTL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. …

Ancak, asgari ücretli olarak çalışmak tedbir nafakası verilmesine engel değildir. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de asgari ücret yoksulluğu ortadan kaldırıcı bir gelir düzeyi olarak kabul edilmemiştir. Kaldı ki tedbir nafakasının niteliği, tarafların birlikte olduğu dönemde sürdürülen yaşam düzeyinin, ayrı yaşama halinde de olsun korunmasına yöneliktir.

Somut olayda ilk öğretimde okuyan 2 çocuklu bir anne için toplam 370.- YTL nafaka miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve özellikle polis olan davalının 1586 YTL tutarındaki gelirine ve çocukların eğitim seviyesine uygun bulunmamıştır. …”

5-) Y. 2. HD, T: 10.05.2007, E: 2006/19150, K: 2007/7775:

“… Boşanma veya ayrılık davası açılınca, hakimin davanın devamı süresince eşlerin barınmalarına ilişkin olarak geçici önlemleri kendiliğinden alması gerekmektedir … Davacı (kadın) , Düziçi 18 parseldeki üç katlı binanın ikinci katının kendisine tedbiren tahsis edilmesini istemiştir. 11.07.2006 tarihli ara kararında istek doğrultusunda ikinci kat tahsis edildiği halde, istek aşılarak (HUMK.m.74) sebebi açıklanmadan binanın tamamı hakkında tedbir kararı verilmesi doğru görülmemiştir. …”

6-) Y. 12. HD, T: 06.03.2007, E: 2007/1494, K: 2007/4019:

“... tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erer. Takip dayanağı ilam da bu madde hükmüne göre verilmiş tedbir nafakasını kapsamaktadır.

… somut olayda davalı eş ve müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası boşanma hükmünün kesinleştiği 30.05.2002 tarihine kadar devam edeceğinden ve borçlunun da herhangi bir ödeme iddiası bulunmadığına göre alacaklının bu miktar için takibe devam etmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. …”

7-) Y. 2. HD, T: 21.12.2006, E: 2006/11710, K: 2006/18173:

“… Tedbir nafakasının miktarı hâkim tarafından belirlenir. İnşai özelliğe sahiptir. İşlemiş olanlar karar tarihinde, işleyecek olanlar ise her ayın başında ödenebilir (muaccel) hale gelir. Açıklanan esaslar doğrultusunda faize hükmetmek gerekirken yazılı şekilde, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek, faiz isteminin de reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

III. Geçici tedbirler

Madde 137

(3444 sayılı ve 04.05.1988 tarihli Kanunun 5. maddesiyle değişik) 1 Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, infakına, karı koca mallarının yönetimine ve çocukların bakımına dair geçici tedbirleri kendiliğinden alır.

Not: Hüküm, 3444 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramadan önce şu şekilde idi:

“ III. Muvakkat tedbirler

Madde 137

Hâkim, dâvanın ikamesini mütaakıp lâzım gelen ve bilhassa kadının iskân ve infakına ve karı kocanın malî münasebetlerine ve çocukların muhafazasına müteallik muvakkat tedbirleri ittihaz eder.”

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 137 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

Türk Medenî Kanunu’nun 169. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun 26.06.1998 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2000 itibariyle değişikliğe uğrayan eski 145. maddesinin 2. fıkrasına tekabül etmektedir.



1   RG. 12.05.1988; S: 19812.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.