Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 131

b. Gaiplik durumunda

b. Gaiplik durumunda

Madde 131 - Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.

Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir.

Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 23.12.1985, E: 1985/10661, K: 1985/11809:

“... Eşlerden birinin gaipliğine ilişkin hükümde, mahkemece ayrıca evliliğin feshine karar verilmedikçe diğeri evlenemez. …

Sırf gaiplik kararı, evlilik bağını ortadan kaldırmaz. Eşin gaipliğine 31.12.1982’de hükmedilmiş olup, davacı 12.7.1985’de fesih için dava açmıştır.

Evliliğin feshi gaiplik davası ile birlikte istenebileceği gibi, gaiplik kararından sonra bağımsız bir dava ile de istenebilir. Öyle ise, istek doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gaip ölmüş farz olunarak gaiplikle birlikte evliliğin de ortadan kalkacağından söz edilerek, isteğin reddi Usul ve Kanun’a aykırıdır. ...”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

b) Gaiplik halinde

Madde 94

(3444 sayılı ve 04.05.1988 tarihli Kanunun 3. maddesiyle değişik) 1 Gaipliğine hükmolunan kimsenin kocası veya karısı evlilik feshedilmedikçe evlenemez.

Gaibin karı veya kocası ya gaiplik davası ile birlikte evliliğin feshini ister ya da gaiplik kararı verilip de nüfusa tescil edilmiş ise nüfus idaresine müracaat ile evliliğin feshinin tescilini talep eder. Bu tescil evliliğin feshinin tüm neticelerini hasıl eder.

Evliliğin feshinin gaiplik davası ile birlikte talep edilmesi halinde boşanma hakkındaki usul burada dahi caridir.

Not: Hüküm 3444 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramadan önce şu şekilde idi:

“Gaipliğine hükmolunan kimsenin kocası veya karısı; hâkim, evliliğin feshine hükmetmedikçe evlenemez.

Gaibin karı veya kocası evliliğin feshini gaiplik dâvasiyle birlikte talep edebileceği gibi ayrıca da dâva edebilir. Boşanma hakkındaki usul burada dahi caridir.”

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 94 üncü maddesini karşılamaktadır.

Madde üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

3444 sayılı Kanunla yürürlükteki 94 üncü maddeye evliliğin sona erdirilmesi hususunda getirilen yeni bir sebep “gaiplik kararını alan eşin bunu kendi istediği zamanda götürüp nüfus idaresine vermesi”dir. Bu yöntem Medenî Kanunumuzun sistemine yabancıdır. Zira Medenî Kanunumuza göre evlilik ya kendiliğinden sona erer (ölüm); ya da mahkeme kararıyla sona erdirilir (boşanma, iptal, evliliğin feshi).

Bu sebeple 3444 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin isabetli olmadığı oyçokluğuyla kabul edilmiş, madde yeniden kaleme alınmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

Hüküm, İsviçre Medenî Kanunu’nun eski 102. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına paralel bir biçimde kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanunu’nun 102. maddesindeki bu düzenleme 26.06.1998 tarihli Federal Kanun ile, 01.01.2000 itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişikliğe göre İsviçre Medenî Kanunu’nun 38. maddesinin 3. fıkrası uyarınca evlilik, gaiplik kararının kesinleşmesi ile birlikte kendiliğinden sona ermektedir.



1   RG. 12.05.1988; S: 19812.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.