Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 124

I. Yaş

İkinci Ayırım 1

Evlenme Ehliyeti ve Engelleri 2

 

 

A. Ehliyetin koşulları

I. Yaş

Madde 124 - Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.

Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.

I-) Yargı Kararları:

1-) YİBK, T: 07.06.1935, E: 1935/103, K: 1935/15:

“ … söz alan Ali Himmet: … Küçük yaşta evlenme hem fertler hem de cemiyet için şüphesiz çok defa zararlı olur. Fakat bazı beşerî ve sıhhî haller ve sebeplerden naşi bu yaştan evvel evlenmeye lüzum ve ıztırar hâsıl olabilir. Meselâ on altı yaşında gürbüz, yetişmiş bir oğlan çocuğun lüzumu sıhhîye binaen evlenmesi iktiza edebilir. Ve kezalik on altı yaşında kimsesiz köylü bir kız çocuğun menfaat ve muhafazai ırz ve namus noktasından âcilen evlenmesinde ıztırar hâsıl olabilir. Ve daha birçok misaller arz etmek mümkündür. Beşerî halleri yakından tetkik edenler bunları teslimde tereddüt etmezler. İşte kanunumuz bu gibi zaruretleri nazara alarak seksen sekizinci maddede fevkâlade hallerde ve mühim sebeplere binaen on beş yaşını ikmal eden erkek ve kız için hâkimin evlenmeğe müsaade edebileceğini kabul eylemiştir. Görülüyor ki madde mutlaktır. Bu müsaadenin haml bulunmak haline hasrına bir gûna delil ve karine de yoktur. Buna rağmen evvelce dairece mühim sebep haml bulunmak haline hasredilmek suretiyle birçok kararlar ittihaz olunmuştur: Kanunun ıtlakına ve hadiselerin bizde bıraktığı intibalara binaen bu içtihattan rücu etmeğe lüzum görmekteyiz.

Kanun mutlak olunca fevkalâde hal ve mühim sebebin takdiri hâkimlere bırakılmış demektir. Bu yolda içtihat hem kanuna hem de ihtiyaç ve maslahata muvafık olur. …

Kanunu Medeninin seksen sekizinci maddesinin fıkrai istisnaiyesinde yazılı fevkalâde hal ve mühim sebep tayin ve tahsis edilmeyerek mutlak bırakılmış ve bu ıtlakı takyit edecek bir kayt ve karine dahi bulunmamış olmasına göre keyfiyetin hâkim tarafından takdiri icap edip mühim sebebin haml bulunması haline hasrı muvafık olamıyacağı ittifakla kararlaştırılmıştır ” (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, Cilt 1, 1984, Ankara, s: 279 vd.)

Not: Kararın hüküm fıkrası şu şekilde açıklanabilir: Olağanüstü durum ve pek önemli sebebin takdiri hâkime bırakılmıştır. Bunun sadece gebeliğe hasredilmesi doğru değildir.

2-) Y. 2. HD, T: 16.02.2009, E: 2007/19533, K: 2009/2336:

“... Dosyadaki nüfus kaydının incelenmesinden, doğum tarihi mahkeme kararı ile 5.5.1990 olarak tashih edilen davacının düzeltilen kaydına göre onaltı yaşını doldurduğu, anne ve babasının ise sağ olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece, davacının anne ve babasının dinlenmesine yönelik olarak hiçbir işlem yapılmaksızın Türk Medeni Kanunu’nun 124/2. maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde eksik inceleme ve araştırma ile evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ...”

3-) Y. 2. HD, T: 19.02.2004, E: 2004/885, K: 2004/1868 :

“… Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile …  evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin muvafakatlarından söz edilmemiş, bu kişilerin karar verilmeden önce dinlenmeleri öngörülmüştür.

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılan davada, mümeyyiz küçük dinlenerek, evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hâkim tarafından gözlemlenecektir.

Mahkemece, olağanüstü durumun ve pek önemli bir sebebin mevcut olup olmadığı tespit edilmeden ve evlenmesine izin verilmesi istenilen küçük dinlenilmeden davacıların beyanları ile yetinilerek, Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. …”

4-) Y. 2. HD, T: 05.06.2003, E: 2003/7198, K: 2003/8271:

“… Evlenmesine izin istenen Çiğdem 03.04.1987 doğumlu olup vesayet altındadır. Akrabaları tarafından bakılmakta, düzenli bir aile yaşam(ı) bulunmamaktadır. Bu durum Türk Medeni Kanunun düzenlediği 124/2. maddesine uygun pek önemli bir sebeptir. Davacı bir an önce evlenerek başkalarının yardımına bağımlı olmaktan kurtulacaktır. Evlenmeye ehliyet koşulları bu şekilde gerçekleştiğinden davanın kabulü gerekirken reddi ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

A EHLİYET ŞARTLARI

I. Yaş

Madde 88

(3453 sayılı ve 15.06.1938 tarihli Kanunun 1. maddesiyle değişik) 1 Erkek on yedi, kadın on beş yaşını ikmal etmedikçe evlenemez.

Şu kadar ki, hâkim, fevkalâde hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş olan bir kadının evlenmesine müsaade edebilir. Karardan önce ana, baba veya vasinin dinlenmesi şarttır.

Not: Hüküm 3453 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramadan önce şu şekilde idi:

“Erkek on sekiz ve kadın on yedi yaşını ikmal etmedikçe evlenemez.

Şu kadar ki hâkim, fevkalâde hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan erkek ve kadının evlenmesine müsaade edebilir. Ana ve baba ve vasi de dinlenir.”

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 88 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığındaki “Ehliyet şartları” yerine amacı daha iyi ifade etmek üzere “Ehliyetin koşulları” deyimi kullanılmıştır.

Küçük yaştaki kızların evlendirilmesinin gerek biyolojik gerek psikolojik açıdan olumsuz etkiler gösterdiği günümüzde tartışmasız olarak kabul edilen bir gerçektir. Daha ortaöğretim çağında bulunan onbeş yaşındaki bir küçüğün evlenmesine izin vermemek gerekir. Ülkemizde Medenî Kanunumuzun kabul edilmesinden bu yana bu konuda halkın bilinçlendiği ve eğitildiği göz önünde tutulmak suretiyle önemli bir kurum olan aile hayatının kurulmasında kadınlar için onbeş yaşın bitirilmesi yeterli görülmemiştir. Bu konuda bu kadar küçük yaşta evlenme yaşı itibarıyla ayrım erkek ve kadın arasında yapılmasının da anlamlı olmadığı kabul edilmelidir2. Bu sebeple evlenme yaşı erkek ve kadın için onyedi yaşın bitirilmesi olarak kabul edilmiştir.

Aynı gerekçelerle erken evlenme yaşının da her iki cins için hem aynı hem daha yükseltilerek onaltı yaşın bitirilmesi olarak kabulü uygun görülmüştür.

Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Karardan önce ana, baba veya vasinin dinlenmesi şarttır.” hükmü bu kişilerin bulunmaması, nerede olduklarının bilinmemesi gibi hâllerde erken evlenmeye izin verilmesini engellemektedir. Bu nedenle bu kişilerin dinlenmesi maddede “mutlak bir zorunluluk” olmaktan çıkarılmış, “olanak bulundukça” dinlenmesi yönünde bir çözüm getirilmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Zweiter Abschnitt: Die Ehevoraussetzungen

A. Ehefähigkeit

Art. 94

1 Um die Ehe eingehen zu können, müssen die Brautleute das 18. Altersjahr zurückgelegt haben und urteilsfähig sein.

2 Die entmündigte Person braucht die Zustimmung des gesetzlichen Vertreters. Sie kann gegen die Verweigerung dieser Zustimmung das Gericht anrufen.

2-) CCS:

Chapitre II: Des conditions du mariage

A. Capacité

Art. 94

1 Pour pouvoir contracter mariage, l’homme et la femme doivent être âgés de 18 ans révolus et capables de discernement.

2 L’interdit ne peut contracter mariage sans le consentement de son représentant légal. Il peut recourir au juge contre le refus de son représentant légal.

 

Not: Hüküm, İsviçre Medenî Kanunu’nun 94. maddesine ancak ilk fıkrası itibariyle paraleldir. Ayrıca İsviçre Medenî Kanunu’nda evlenme yaşı on sekiz olarak saptanmıştır. Buna ilaveten, İsviçre Medenî Kanunu’nun 94. maddesinin 2. fıkrasının 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle yürürlükten kaldırıldığını da belirtmek gerekir.

 


1   İkinci Ayırım Türk Kanunu Medenîsi’nde “ İkinci Fasıl / Evlenmeye Ehliyet ve Maniler” şeklinde idi.

2   Birinci Kısım İkinci Ayırımın Gerekçesi: Ayrımın başlığı “Evlenme Ehliyeti ve Engelleri” şeklinde değiştirilmiştir.

1   RG. 28.06.1938; S: 3945.

2   Gerekçedeki cümle düşüklüğü şu şekilde düzeltilebilir: “ Bu konuda bu kadar küçük yaşta evlenme yaşı itibarıyla erkek ve kadın arasında ayrım yapılmasının da anlamlı olmadığı kabul edilmelidir.”

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.